“Bile Bile Lades Olmaya Gerek Var mı?” Zlatan Ramos

Yazımın ilk cümlelerine, Steven Denn’in meşhur bir sözü ile başlamak istiyorum: ”Aynı hatayı iki kez yapamazsınız. İkinci kez yaptığınız hata değil, tercihtir” demiş Steven…

Bu güzel ve naif sözü, 2019-2020 yaz transfer dönemi politakasının son 21 günü için telaffuz ediyorum.

Geçtiğimiz sezon hakkında pek fazla yorum yapmak istemiyorum. Çoğu büyük takımın bu denli zor geçirdiği sezonlar olmuştur. Misal, Juventus örneği bunun için ideal.

2006 yılında, temiz eller operasyonu (Calciopoli) davasının sonrasında, 27 İtalya ligi şampiyonluğu ile zirvede olan Juventus küme düşürüldü. Juventus’un 2004-2005 ve 2005-2006 yıllarında kazandığı iki şampiyonluk iptal edildi ve bu şampiyonluklar İnter’e verildi. Juventus’un yıldız futbolcuları; Zlatan İbrahimovic, Cannavaro, Thuram, Zambrotta, Emerson, Vieria ve teknik direktör Fabio Cappello kulübü terk etti. Şu anki durum ne? 2011-2012 senesinden bu yana firesiz tam 8 şampiyonlukları var. Öte yandan Fenerbahçe açısından yine kötü geçen 2002-2003 sezonu var. Sonra ne oldu? Kötü geçen sezonun ardından dört senede, tam üç şampiyonluk kazandık.

Anlatmek istediğim; büyük camialar zaman zaman kötü sezonlar geçirebilir, taraftarını hayal kırıklığına uğratabilir, beklentilerinin çok altında kalabilir ama büyük kulüp farkını ortaya koyarak, korkusuz adımlar atıldığında, doğru strateji ve taktikler ile çabuk toparlanabilirler.

Geçtiğimiz sezonunun büyük bir kısmını küme düşme hattının yakınlarında geçirdik ama belki yapılacak 3-4 kilit oyuncu takviyesi ile bu sezon şampiyon olacağız, kim bilir?

Öncelikle Fenerbahçe’nin 12.08.2019 itibari ile ilk 11’ini yazalım.

Altay

İsla Zanka Serdar Dirar

Deniz Jailson (Emre) Ozan Garry
Kruse Vedat

Dirar’ı mecburiyetten sol beke, Jailson’u da stopere devşirmeye çalışan, arayış ve çözüm odaklı çalışmasından dolayı Ersun hocayı tebrik ediyorum. Ancak, Jailson’un defansif orta saha yetenekleri kısıtlıyken, stoper olmasını beklemek absürt olur. Şaşırdığım nokta, Nabil Dirar’ın sol bekteki performansı oldu. Yeni gelecek sol bek takviyesi ile, Hasan Ali sakat olmasa dahi ikinci bir alternatif olabilir Dirar. Sol bek transferi gerçekleşmez ise Dirar oynar.

Emre’nin, tıpkı Valbuena gibi bir joker olarak kullanılacağını düşünüyorum. Emre, müthiş bir karakter ve çok teknik bir oyuncu olmasına karşın, 40 yaşına merdiven dayamış bir insan. Geçtiğimiz sezon Başakşehir forması ile oynadığı 24 lig maçının yalnızca 19’unda sahada kaldı ve 13 maçını 90 dakika oynayarak tamamladı. Emre’den ilk 11 oynamasını talep ederken, biraz adil olmamız gerekiyor.

Victor Moses’in skor ve oyuna katkısı çok düşük. Hedefi şampiyonluk olan Fenerbahçe’nin sağ ön tarafını Moses’e bırakamayız. Deniz Türüç, ligimizden alabileceğimiz 3-4 iyi oyuncudan birisi. Sol ayağı, pas oyununa yatkın olması, birden çok bölgede oynayabilecek özellikte olması ve Moses’i kesecek kadar yetenekli olmasından dolayı Ersun hocanın, onu ilk 11 için kullanacağını düşünüyorum.

Yaz transfer döneminin kapanmasına 21 gün kala, gelelim Fenerbahçe’nin transfer ihtiyaçlarına.

Zanka hamlesi, stoper ihtimalini biraz zayıflatmış olsa da, stoperlerden mi yoksa beklerden mi oyun kuracağımız noktasında hala kafamda soru işaretleri var.

Beni takip edenler Zanka hakkındaki düşüncelerimi bilirler. Zanka’nın kesinlikle kötü bir stoper olduğunu düşünmüyorum ama, yanına mümkünse lider özellikleri olan bir stoper takviyesi gerekiyor.

Beklerden oyun kurmaya başlayacaksak, sağ bek, Dirar – sol bek, X transfer olmalı. 85 gündür transferi bir türlü neticelendirilemeyen Kolarov, hem stoper hem de bekten oyun kurabilirdi… Sol bek takviyesi gerekiyor.

Fenerbahçe’nin, 6 numara bölgesinde ilk 11 oynayabilecek kadar yetenekli bir oyuncusu yok. Jailson diyeceksiniz ama bence Jailson bir 6 numara, bir defansif orta saha oyuncusu değil. Hücum meziyetleri ortalamanın üstünde olan bir 6 numara takviyesi şart.

Ersun Yanal, fiziksel olarak üstün hücumcu futbolcuları sever, rakip savunmayı sadece fiziksel özelliği ile yıpratabilen hücumcu futbolcuları sever, güçlü hücumcuları sever. Vedat Muriqi transferi de bunun bir örneğidir. Vedat’ı değerli ve önemli kılan detay yalnızca fiziksel meziyetleri değil. Vedat, yine Deniz gibi pas oyununa yatkın, yumuşak ayakları olan, arkadaşlarına da gol attıracak kadar zeki, topu çok iyi saklayan, iyi hücum presi yapan, Kruse’nin seveceği tarzda oyun yapısına sahip, sakatlık sıkıntısı olmayan, gelişime açık, karakter bazında ahlaklı ve istekli bir futbolcu. Öncelikle, Vedat transferinde ısrarcı olan Ersun hocaya teşekkürlerimi sunuyorum. Vedat çok iyi bir futbolcu ama Vedat – Allahyar ve Frey rotasyonundan oluşan santrafor rotasyonu facia. Skor yükünü dağıtacak, hem kanat oynayabilecek, hem merkez santraforda da oynayacak bir transfer gerekiyor.

Bu dört transferin, geçtiğimiz yaz transfer döneminin son demlerinde transfer edilen oyuncuların profillerinden uzak olması hayati önem taşıyor. İsim ve kaliteleri ile takımın psikolojik randımanını yukarı çekecek oyuncular olması önemli. Al sat kuralının olmadığını düşünürsek, mesela Kolarov, Kjaer, Luiz Gustavo, M’vila, Fernandinho, Ben Arfa, Ahmed Musa ve ne kadar risk olarak gözükse bile Balotelli gibi oyuncular, bu kriter için biçilmiş kaftan. Yalnızca 1 sene zarfında 70.000 kombine alan, yaklaşık 500.000 forma satın alan ve 30.000.000 € bağış yapan taraftar, şampiyonluğu hak ediyor. Başlıkta da belirttiğim gibi, bile bile lades olmanın anlamı yok. Gerekli takviyeler yapıldığı takdirde, rakiplerimize bakmadan şampiyonluk yolunda emin adımlarla yürüyebiliriz.

Sözlerime son vermeden önce, yazılı ve görsel basında hatta sosyal medyada düzenli olarak çoğalan, Ersun Yanal hoca hakkındaki art niyetli eleştiriler için birkaç kelam etmek istiyorum.

Hazırlık maçlarında ve bilhassa Audi Cup maçlarında gençleri oynatmaması(?) ile eleştirilen Ersun Yanal’ı, hiç utanmadan genç oyuncu düşmanı olarak lanse ettiler. Hocanın, Türk futboluna kazandırdığı oyuncuları bildiklerini düşünmeme rağmen, bu konu üzerinde ‘ısrarla’ durmalarına anlam veremiyorum. Hazırlık maçlarında ‘eksik’ kadro ile kötü sonuçlar almasına rağmen, son şampiyon olan rakibinin hocasına nazaran çok daha iyi futbol oynatan Ersun Yanal aleyhinde kötü planlar yapanlara itibar edilmemeli. Öte yandan Türk futbolunu bilim ve teknololiji ile tanıştıran, sporu bilimselleştiren Ersun Yanal’a, çağ dışı diyor aynı kitle. Biliyor musunuz? Size hak vermiyor değilim. İşin içinde bilim ve zeka ürünü olan kavramlar eklenince, sizlerin futbol anlayışlarına uzak düşüyor, algılamakta zorluk çekip zırvalıyorsunuz. Y bir yerli hocayı, sadece kişisel menfaatlerinizden dolayı istiyorsunuz. X bir yabancı teknik adamı, sırf yabancı olduğu için istiyorsunuz ve onun için nitelikleri olmamasına rağmen düzine düzine övgüler diziyorsunuz. Başarısız olduğunda da Kloop olacak diyerek saçmalamaya başlıyorsunuz. Henüz resmi maçlar bile oynanmadan, taraftarı bölmeye çalışarak tehlikeli bir atmosfer yaratıyorsunuz. Siz, kötü insanlarsınız.

Yazar: @zlatan_ramos

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial