“KİMSE KIZMASIN FENERBAHÇE’Yİ YAZDIM” Saltuk Buğra Erdem

Öncelikli olarak yazının temel konusuna başlamadan önce, futbol ve Fenerbahçe ile ilgili fikirlerimi geniş kesimlere yayma fırsatı veren Sn. Fener Ajans çalışanlarına şükranlarımı bildiriyor, çıktıkları bu yolda muvaffakiyetler diliyorum. Ayrıca tüm İslam aleminin kurban bayramını tebrik ediyor, Bayramın hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Gelelim asli konumuz bir zamanlar Osmanlı Devleti için kullanılan tabir olan “HASTA ADAM” Fenerbahçe’ye. Evet Fenerbahçe 2014 yılından beri gerek saha içi futbol organizyonu olarak, gerekse camianın geçirdiği onca travmalardan sonra gerçekten hasta ve bitkin durumda. Saha dışı ekonomik, psikolojik, sosyolojik faktörlere bu yazımda değinmeyeceğim.

Ancak bir Tarihçi ve Sosyolog olarak her vakada yaptığım gibi Fenerbahçe’nin bugünkü saha içi durumunu da tarihsel bir bakış açısıyla anlatmaya çalışacağım. Sürç-ü Lisan edersek affola. Şimdi evvela Fenerbahçe’nin bu yılda dahil olmak üzere son 5 yıldaki en büyük saha içi hastalığı istikrarsızlık. Fenerbahçe’ye son 5 transfer sezonunda 60’a yakın futbolcu geldi.

Bunun sebebleri yanlış transferler olabilir, popülist transferler olabilir, olabilir de olabilir…Lakin buradaki esas mes’ele son 5 yılda yaşanan inanılmaz kadro sirkülasyonundan dolayı Fenerbahçe’nin bir türlü oturmuş bir takım görüntüsü ve takım olamadığı için de doğal olarak başarısız olması. Bu 60’a yakın transfer bize, Fenerbahçe’de hem eski giden yönetimde, hem de geçen yıl seçilen yönetim de hatırı sayılır bir futbol aklının olmadığını gösterdi. Buradan hareketle gelelim son iki yıldır görev başında olan yönetimin icraatlarına. Bu yönetim geçen yıl göreve geldikten sonra 4 futbolcu satıp, bu futbolcuların satışından kasasına 42 milyon euro para koydu. Buna mukabelen de geçtiğimiz yıldan bugüne değin kadroya 24 farklı oyuncu dahil etti. Lakin bu 24 oyuncu transferinin bir çoğunun sadece nicelikte kaldığı, futbol takımının geçen yılki performansından net olarak gözlemlenebiliyor.

Peki Fenerbahçe geçen yıldan beri transferde neden başarısız? Bu noktada biz taraftarlar olarak yönetimi ve ilgili profesyonelleri sorgulamamız gerekir. Kendi twitter hesabımda defaatle dile getirdiğim gibi futbolcu transfer ederken günümüz modern futbolunun iyi bir oyuncu da bulunması gereken nitelikler olan; 1) Oyun zekâsı 2) Çabukluk ( Çabuk düşünüp, çabuk uygulama) 3) Topa hükmetme kabiliyeti veya yüksek top tekniği. 4) İstikrar gibi nitelikleri sevgili yönetimimiz Nazar-ı Dikkate alıyor mu? Benim geçen yıldan beri izlediğim kadarıyla pek dikkate almıyor.

Neden almıyor? Şimdi burada sizlere soruyorum: Fenerbahçe’ye geçen yıldan beri gelen 24 oyuncu içerisinde 39 yaşındaki Emre, Jailson, Ferdi ( ki hiç şans verilmedi) hadi birazda Tolgay ve Benzia diyelim. Bunların dışında modern futbolun gerekliliklerini yerine getirebilecek kapasitede bir oyuncu izlediniz mi? Frey, Ayew, Barış, Slimani, Moses, Reyes, Allahyar, Vedat, Sadık falan. Hangisi yukarı da saydığım niteliklere sahip. Ayrıca şu an ki Fenerbahçe kadrosu içerisinde Emre, Jaja, Ferdi ve kısmen Tolgay ve Max dışında bu niteliklere sahip oyuncular var mı? Bana göre yok. Olmadığı için de zaten yıllardan beri süregelen kadro istikrarsızlığından dolayı hem temaşa futbolu, hem de başarı da olmuyor. Bir oyuncu da saydığım niteliklerin ne derece önemli olduğunu sizlerin daha iyi anlaması için cumartesi oynanan Sivas maçından örnek vereyim.

Maçı izleyenler özellikle ilk yarıda 3.bölgede yani rakip yarı alanda Moses ve Ozan’ın defaatle yaptıkları top kayıplarına şahit olmuşlardır. Bunların yaptığı sayısız top kayıpları bizim ataklarimızı sonlandırdığı gibi, aynı zamanda kalemize kontratak olarak geri döndü. Şimdi burada sizlere bir tavsiyede bulunacağım. Cumartesi günkü maçta Ozan’ın yerinde Brezilyalı Arthur’un olduğunu, Moses’ın yerinde de çok uzağa gitmeden Valbuena’nın olduğunu düşünün. O top kayıpları olur muydu sevgili Fenerbahçeliler. Tabiki olmazdı. İşte ben bunun için, benim twitter sayfamı takip edenler iyi bilir, her seferinde bir futbolcu’da zekâ, çabukluk ve top hakimiyetini olmazsa olmaz görürüm. Ancak geçen yıldan bugüne değin yapılan transferlere bakınca, bu kriterlerin bizim yönetimimiz ve hatta Teknik Direktörümüzün nezdinde hiçbir Kıymet-i Harbiyesi olmadığı görülüyor.

Bütün bunların üzerine birde takımın en kritik bölgesi olan stoper mevkisine bir türlü yapılamayan transferler ve sol bek eksikliği zaten saha içi organizasyon olarak büyük problemler yaşayan takımımız hakkında geleceğe dair kuvvetli bir umut ışığı göremiyoruz maalesef. Umarım ben yanılırım ve takımımız için her şey güzel olur. Lakin ortada yadsınamayacak gerçekler var.

Yazıma burada nokta koyarken insanları yazdıklarımdan dolayı öfkelendirmiş olabilirim. Lakin yazının başlığından da anlayacağınız üzere Hasan Cemal misali; Kimse kızmasın Fenerbahçe’yi anlattım. Hepinizi saygı ve muhabbetle selamlar, aileleriniz ve sevdiklerinizle güzel bir bayram geçirmenizi dilerim.

Kalın sağlıcakla…

Yazar: @sbugraerdem

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial