Yazan: Scout Alfredo (@alfredo_scout)
Ağustos 2019


Bu maç Ersun Hocanında dediği gibi iyi bir oyun ortaya koyamadık. Ancak yine hocanın dediği gibi sahada beraber hareket eden, beraber sevinen ve beraber üzülen bir takım vardı. Bu takım olma özelliği son 5 yılda azda olsa Vitor Pereira döneminde olmuş, onun dışında hiç olmamıştı. Gazişehir maçı gibi iyi oynanan bir oyunu anlatmak çok kolaydır, asıl zor olan böyle maçları kullanmaktır. Benim gözümden maç nasıl geçtiyi size bu yazımda yine anlatmaya çalışacağım.


Figure 1


Fenerbahçe geçen haftaki gibi hatta bir aksilik olmazsa çoğu maçta olacağı gibi 4-2-3-1 dizilişiyle saha çıkarken, rakibi Başakşehir 4-1-4-1 şekliyle saha çıktı. Yukarıdaki gördüğünüz resimde ise oyuncuların maç oynanırken sahaya nasıl yayıldığını görmeniz için koydum. Bu şekil genelde top ayaktayken alınır, top rakipteyken ise bizim konuştuğumuz 4-3-3, 4-4-2, 4-2-3-1 vs formasyonlarını alır takımlar. Yukarıdaki resme baktığınızda Fenerbahçe beklerinin orta saha çizgisine kadar geldiğini ve bölge bağlantılarının tam o çizgiden yapıldığını görebilirsiniz. Zaten Ersun Hoca her zaman beklerin öne çıkmasını ister ve bu durum doğaldır. Kruse ise olması gerektiği gibi hem Vedat’ın arkasında özgür hem de kaleye yakın ama maç içersinde geriye kadar gelip top aldığını da çok gördük. Sahadaki dağılımdan söz etmişken şunuda söylemeden geçmek istemiyorum, son 5 yılda Fenerbahçe’nin en büyük sorunu olan takım boyunun uzun olmasının çözüldüğünü ve oyuncuların sahada çember demek doğru olmaz ama çemberimsi bir şekilde dağıldığını görebiliriz. Ancak Fenerbahçe’nin oyununu bu maç özelinde kötü gösteren ve hala bir sorun olarak devam eden olay ise geçen haftaki yazımda da belirttiğim üzere (okumak isteyenler linke tıklayabilir https://www.fenerajans.com/isik-var-alfredo-scout/ ) pas almadır. Fenerbahçeli oyunculardan sadece Max Kruse boş alanlara koşu yapıp, kendini gösteriyor. Takımdaki oyuncularda hareketlenme olmaksızın direk kendilerini markajlayan oyuncuların önünde bekleyince herkes yan pasa başvuruyor. Oyuncuların sorumluluk alma konusunda daha istekli olması lazım, boş alanlara yaptıkları doğru koşularla kimi zaman pas alması kimi zamanda rakibi o bölgeye çekip, yan taraftaki arkadaşının boşta kalmasını sağlaması lazım. Tabii bunların hepsinin gerçekleşmesi hemen olacak şeyler değil. Oyuncular daha çok birlikte oynayıp, iyi bir uyum yakaladıktan sonra bunlar gerçekleşecektir. Sadece uyumla olacak iş değil, hocanında taktik antremanlarında bu konunun üstünde durması lazım(duruyordur zaten ama demek istediğim hocasız olmaz bu iş).

(a)Fenerbahçe-G.Şehir (b)B.Şehir-Fenerbahçe
Figure 2: Gazişehir ve Başakşehir Genel İstatistik Karşılaştırması

Yukarıda Fenerbahçe’nin son 2 maçtaki genel istatistiklerini görebilirsiniz. Daha
az faul yapma ve daha az ofsayta düşme konusunda olumlu yönde hiçbir gelişme göremezsiniz. Tabii ki bunun sebebi ilk maçı kendi sahamızda ve kendi taraftarımızın önünde oynamamız, yine 2. maçta bizim taraftarımız çok daha fazla olsa bile rakibin oynamaya alışık olduğu bir stadyum olması ve Gazişehir ile Başakşehir arasındaki kalite farkı buna etken oldu.

Figure 3: Atak Yönü

Yukarıdaki resimde (Sol taraf Başakşehir, Sağ taraf Fenerbahçe) takımların atak yönlerini göreceksiniz. Fenerbahçe maçlarına her zaman ayrı bir motivasyonla hazırlanan Okan Hoca, anlaşılan Isla’nın sakatlığını fırsat bilmiş olacakki Elia ile sol koridoru kullanmak istedi, Elia ise maça iyi başlamasına ve Fenerbahçe savunmasını zorlamasına rağmen talihsiz bir sakatlıkla oyundan çıkmak zorunda kaldı. Yerine giren Kerim Frei ise etkisizdi, tabii şüphesiz Ozan’ın iyi performansının da bunda etkisi vardı. Golü yediğimiz Başakşehir’in sağ ve Fenerbahçe’nin sol koridoru olan kısımda kariyerinde ilk kez bu sezon sol beke evrilen Nabil Dirar ve her transfer dönemi adı Fenerbahçe ile geçen Başakşehir’in oyuncusu Edin Visca eşleşmesini izledik. Her ne kadar maçın yıldızı olsa bile Dirar’ın o pozisyonu oynamayı bilmeyişi maç içerisinde defansif zaafiyetler sebep oldu. Yenilen golde ise stoper refleksi olmayan Jailson ise pozisyonu takip etmek yerine Kaptan Emre’ye bir şeyler söylerken yerini almadığı için sorumlu olduğu alanı savunamadı. Gerçi Crivelli’nin karşısında dursa bile yeterliydi ama onuda yapmayınca Altay hiç beklemediği şekilde topu üstünden geçerken gördü ve top Fenerbahçe’nin ağlarıyla buluştu. Bu yüzden devşirme oyuncudansa artık sol bekte orjinal bir sol beki, sol stoperde orada oynayabilecek bir oyuncuyu ve Jailson’u orta sahada, Dirar’ı ise sağ tarafta görmeyi tercih ederim. Fenerbahçe ise hep göreceğimiz üzere kanat yoğunluklu hücumda bulundu. Daha çok ortadan oyunu yönetip, kanattan saldırmayı benimseyen bir anlayışı var Ersun Hocanın.


Figure 4: Şut Yönü

Yukarıdaki resimde oyuncuların şut çektiği yönleri görebilirsiniz. Fenerbahçe neredeyse tüm şutlarını ortadan kullanmış. Sağ tarafta ters ayaklı Deniz’in oynayacağını düşünen kimse böyle bir şey beklemezdi. Ancak onunda ortadan kullandığı ilk yarıdaki direkten dönen çok güzel bir şutu var. Fenerbahçe’nin bu sene uzaktan şutlar konusunda elinde Ozan, Deniz ve Kaptan Emre gibi çok güçlü silahları var ve rakipleri zorlayacaktır bu sene. Tabii bir de gelirse bu işin ustası Luiz Gustavo…

Figür:5 Şut Bölgeleri

Bu resimde ise kaleden olan uzaklığa göre bölümlendirilmiş şu çekilen alanları göreceksiniz. Yukarıdaki dediğimi destekler nitelikte Fenerbahçe’nin şutları ceza sahası dışından gelse bile, ceza sahası içinde daha çok fırsat bulmalı Fenerbahçe.



Figure 6: Oyuncu İstatistikleri

Yukarıdaki resimde oyuncu istatistiklerini göreceksiniz. İlk dikkatinizi çekecek şey bence Vedat’ın ikili mücadelelerdeki azmi ve başarısı olmalı. Çok güçlü, fiziği çok iyi, hava toplarında etkili, iyi bir bitirici, 90 dakika mücadeleyi bırakmıyor ve rakibi çok yıpratıyor. Ayrıca solak olması onu özel kılıyor. Geçen sene Frey’den beklenen ve bulunamayan ne varsa bu sene Vedat yapıyor. Ancak Vedatın Kruse ile hala uyumsuz olduğunu düşünüyorum. Bunun sebebi ise Kruse’nin çok yüksek bir futbol aklı var ve Vedat buna ayak uyduramıyor. Çünkü aynı futbol eğitimini almamışlar ve Vedat ise eksiklerini hep çalışarak, azmederek geliştirmiş bir oyuncu. Vedat pozisyon almada sorun yaşıyor, mesela sizde görmüşsünüzdür ki bazen ofsaytta duruyor ve farkında bile değil. Yaptığı koşular Kruse’nin istediği gibi olmuyor vs vs. Bu sorun sadece Vedat ile Kruse arasında değil, Rodrigues arasında da oluyor. Rodrigues hızıyla, dikine oynaması ve içeri katedip, yüksek bitiriciliği ile bu ligde fark yaratan bir oyuncu, ama oyun aklı sıfır. Pas vermesi gereken yerde orta açıyor, şut çekmesi lazımken pas veriyor vs. Kruseden istenen verimi almak için yanına onunla uyumlu ola- cak oyuncularla oynatmak gerekiyor. Moses, Rodrigues ve Vedat üçlüsü ile maksimum verimi ondan alamayız. Mevcut kadroda en iyi anlaştığı oyuncunun Ferdi Kadıoğlu olduğunu düşünüyorum. Hoca’da zaten Ferdi’ye daha çok süre vermeye başladı. O da karşılığını 50 dk da 1 gol 1 asist olarak verdi. Onun dışında adı Fenerbahçe ile anılan Luiz Gustavo ve Hatem Ben Arfa transferleri gerçekleşirse çok daha iyi bir Kruse izleyeceğiz diyebilirim. Tüm bunlara rağ- men Başakşehir maçının 2. yarısı dışında geldiğinde beri hep iyiydi, ama ben daha iyisi için konuşuyorum. Hocayı geçen sene geldiğinde tercihlerinden dolayı çok eleştiriyordum, ancak bu sene hocada çok formda. Örnek vermek gerekirse geçen sezonki hoca Başakşehir maçında Ferdi yerine ilk Alper’i sonra da Zajc yerine Ekici’yi sokardı ve maçı kaybederdik. Bu sefer ise ilk Ferdi sonra Zajc en son Alper’i aldı sonucunda ise Alper’in kaptığı topu Zajc çok iyi sürüp, Ferdi’ye harika çıkardı. Ferdi ise çok güzel bir asist yaptı, Nabil Dirar’ın yükselip kafayla vurduğu top Başakşehir ağlarıyla buluştu. Böylelikle Fenerbahçe Başakşehir’i, Ersun Yanal ise hamleleriyle Okan Buruk’u alt etti.


Yazımın bitirmeden önce şunu söylemek istiyorum. Bu takım bu sene şampiyon olacak…


@alfredo_scout

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial