Nenad Bjelika İncelemesi.

Fenerbahçe’nin hoca adaylarından Nenad Bjelica’nın Dinamo Zagreb dönemini kısaca ele alacağım. Kimseyi detaylara boğmadan, herkesin anlayabileceği seviyede ve dilde bir yazı hazırlamaya özen gösterdim. Umarım beğenirsiniz.Bjelica kimdir ? Mamic kimdir ? Bjelica’nın ismi nasıl telaffuz edilir ? Tarzı soruların yanıtlarını merak ediyorsanız, Fatih Sabovic’in (@fatihsabovic) hazırlamış olduğu bilgiseli okuyabilirsiniz. Bu soruların yanıtını verecek, yeterince iyi bir flood. https://twitter.com/fatihsabovic/status/1255216374013706245?s=20

Nenad Bjelica anlatması çok zor biri çünkü görmeye alıştığınız sabit fikirli, statik hocalardan değil. Hem kendini hem takımını geliştirmeye açık, 6 dil biliyor, iyi bir taktisyen, rakibi analiz etmede ve takımını ona göre hazırlamada mükemmel ve cesur bir hoca.

Onun oyun felsefesinin temelinde 2 şey var; hız ve geçiş oyunu. Dikine oynatan, bir an önce rakip kaleye gidebilmeyi amaçlayan bir hoca. Kaleciden topu başlatayım ya da seri kısa paslarla ileri çıkayım diye düşünmez. Takımı kurarken de tam bu oyun felsefesine göre kuran, düşük bütçeyle çalışabilen, iyi bir kadro mühendisi. Kore’den Orsic(1m), İtalya’dan Petkovic(1m), Polonya’dan Kadzior(400k), Yunanistan’dan Leovac(300k), Fransa’dan Theo(Free) gibi isimleri aldı. Bütçeyi daha çok Lovro Majer(2.5m), Ivanusec(3.5m) ve Kastrati(2m) gibi potansiyelli isimlere harcadılar. Altyapıdan ise ***Gvardiol(17), Djira(20) gibi potansiyel isimleri takıma kazandırdı. 2019-2020 sezonu 6.6 m gibi bir bütçeyle şampiyonlar liginde rekabetçi bir takım kurdular.  Hem geldiği yerlerde çok kıymetli olmayan Orsic, Petkovic, Hayrovic gibi oyuncuları daha değerli hale getirdi hem de Olmo, Djira, Gvardiol, Ivanusec gibi oyuncuların gelişimine katkıda bulunup, genç oyuncularla çalışma ve onları takıma adapte etme tecrübesi edindi.

Takımın her bölümü içinde kendi oyun kurucusu var. Arka taraftan Theo ile başlıyor, orta sahada savunmayı ve hücumu Ademi/Moro ile bağlıyor ve ileri uçta gol pozisyonları üreten ve gol atan bir Petkovic’i kullanıyor.

Yavaş oyuncuya tahammülü yok. Stoperlerin dahi hepsi hızlı. Bu yüzden orada sağ bekten bozma Dilaver savunma özelliklerinin düşük olmasına rağmen yer buluyor. Theo ve Peric’te normal bir stopere göre hızlı oyuncular. Takımdaki tek yavaş oyuncu bana göre. Oyunun iki yönünü oynayabilen kanat bekleri tercih ediyor. Bu yüzden Moubandje’yi yedek bıraktı, eğer Fenerbahçe’ye gelirse Hasan Ali Kaldırım ile yollar ayrılacaktır. Çünkü hoca üçlü savunmaya geçtiğinde beklerini ileriye çıkarıyor ve hak orta sahanın solunda oynayamıyor.  Orta sahada 3 tip oyuncuyla oynuyor; süpürücü(Moro), taşıyıcı(Olmo) ve kurucu (Majer, Ivanusec, Ademi vs.). Fenerbahçe’de eldeki oyuncularla Gustavo-Ozan/Jaja-Zajc/Ferdi yapabilir diye düşünüyorum. Kruse ile yollar ayrılır. 

Ön tarafı ikili ya da üçlü kuruyor. Üçlü kurduğunda iki tane ters ayaklı, hızlı, içeri kat eden ve kesinlikle skor yapacak adam istiyor. Kafanızda canlanması için bir örnek vereceğim; Orsic-Vedat-Visca gibi bir üçlü. Orada da Orsic-Petkovic-Kadzior olarak yaptı. Ters ayaklı kanatlara topu çektirip şut atma ve orta açma ya da asist yaptırmak için kullansa bile, Petkovic’e alan açtırıp onların içeri girmesini istiyor. Bir de oyunun yönünü diğer kanada doğru çok değiştirtiyor. Rakibi terste bırakmayı seviyor. Eğer ön tarafı ikili kullanırsa bu genelde Orsic-Petkovic ikilisi oluyor. Orsic dikine top süren, hızlı ve çok iyi bir bitirici. Petkovic ise etrafını besleyen, güçlü, önde basan, Orsic’e boşluk yaratan iyi bir solak santrafor. Birbirlerini eksiklerini iyi tamamlayan bir tandem. “Genellikle” ligde 4-3-3 ve Avrupa’da 3-5-2 ile başlıyor ama maç içinde bu sürekli değişiyor. Üçlü, dörtlü, beşli savunma çizgilerini tek bir maçta bile görebilirsiniz. 4-3-3/4-4-2/4-1-4-1/5-4-1/3-5-2/3-4-3 her halde gördüm takımı. Bu yüzden formasyonu hiç düşünmeyin.  

Benim takımda gördüğüm en önemli şey tüm talimatları takım halinde, özel eğitilmiş bir ordu gibi yapıyorlar. Oyuncular hareketlenmeleri gereken boş alanları, nereye pas vermesi gerektiğini, hangi alanı/adamı savunması gerektiğini,hangi formasyona döneceklerini çok iyi biliyorlar. Rakibe baskı anlayışı maçtan maça değişiyor ama hiç tam saha rakibe baskı yaptıklarını görmedim. Topu kaptırınca da basmıyorlar. Hemen pozisyon alıp, rakibi karşılıyorlar. Öte yandan rakip kaleciye devamlı baskı yaptırıyor. Bazı maçlarda ise belli oyunculara uyguluyor.  İzlediğim maçların hiçbirinde bir duran top organizasyonu göremedim. Bence o konuda oyunculara özgürlük tanıyor, ama bu ne kadar doğru tartışılır. Özellikle Türkiye’de ekmeğini hala yiyebileceğiniz bir organizasyon. 

Dinamo Zagreb ile 2 yıl üst üste yaşadığı şampiyonluklara pek deyinmedim çünkü bu zor değil diyeceksiniz. Ancak Orsic dışında Fenerbahçe’ye tek oyuncu almayacağınız kadro ile şampiyonlar liginde değerli iş yaptı. Shaktar faciası yaşanmasa Atalanta değil, Zagreb çıkacaktı. İçinde bulundukları grup ManCity-Shaktar-Atalanta’dan oluşuyordu ve ilk maç Atalanta’yı 4-0 mağlup ederken taktik şöleni sundular. Genelde üçlü savunma tercih etmesinin sebebi ise o seviyede savunmadaki defolarını kapatmaktı. 3-1 önde oldukları Shaktar maçı son anda 3-3 bitmese..

Kısaca Bjelica 48 yaşında, taktiksel geçişlerini iyi yapabilen, aldığı takımı geliştiren, kendini geliştiren, yaş ayırt etmeksizin her yaştan oyuncuyla çalışabilen, 6 dil bilen, yaşına rağmen yeterli yurt dışı deneyimi olan, cesur, iklimimize hızla adapte olabilecek iyi bir hoca.

@alfredo_scout

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial