“Fenerbahçe Benliği Özlemiş” Zlatan Ramos

Yazılarımı mümkün olduğunca kısa tutmaya ve gözüme çarpan kısımları direkt ve öz bir şekilde, en yalın hali ile sizlere anlatmaya çalışacağım.

Kadıköy Canavarı Yanal


Kısa bir anektod ile başlayalım. Ersun Hoca, Fenerbahçe kariyeri boyunca Kadıköy’de hiçbir lig maçında mağlup olmadı. 28 maç, 21 galibiyet ve de 7 (dört tanesi geçen sezon) beraberlik. Stada gelenleri, ekran başında maçı izleyen milyonlarca taraftarı sıkmadan bu istatistiği yakalamak, muazzam bir iş. Hoca için Kadıköy canavarı desek, yanlış olmaz herhalde. 🙂 Ersun hocaya tebrik ve teşekkürlerimi sunuyorum. Şampiyonluk, iç saha maçlarından geçer. Kadıköy’de en fazla 2-3 beraberlik hakkımız var, hoca da bunun farkındadır. Alacağımız 45-47 puan bizi şampiyon yapmaya yetecektir.

Fenerbahçe

Moses hariç hücum hattının tamamen değişmesi, kaliteli ayakların takıma dahil oluşu, Ersun Hoca’nın her zaman olduğu gibi takımını iyi hazırlaması, oyunun 4/1 çeyreğinde maçı kopardıktan sonra gelen paslaşmalar sonucu, muhtemelen (tahmini) kulüp tarihinin en fazla pas isabetli pas yapılan maçı oldu. Fenerbahçe, Fenerbahçe gibi oynamayı özlemiş. Seyirci, 7-8 kişi ile ön alanda pres yapan takımı özlemiş.

Fenerbahçe, rakibi ezerek yenmeyi özlemiş. Taraftar, güne mutlu uyanmayı özlemiş. Fenerbahçe taraftarına heyecan verdı, umut verdi, istek verdi ve bize inanın mesajını net bir dille ifade etti. Uzun bir süre sonra, Kadıköy’de maç izlediği için harcadığı paradan pişman olmayan Fenerbahçe taraftarlarını gördüm. Bu, mutluluk verici bir detay. Bu taraftarın keyifli, zevkli, rahat ve stressiz maç izlemeye çok ihtiyacı var, yıllardır bunlardan yoksunlar.

Emre Ve Kruse

Emre Belözoğlu, 40 yaşına merdiven dayamasına rağmen fiziği hala çok diri, hala çok iştahlı, hala bir meastro gibi oyunu yönetiyor. Emre olmasa, 697 isabetli pas yapamazdık ve belki de 5-0 gibi görkemli bir başlangıcı da yapamazdık. Kaç yaşına gelirse gelsin Emre, bu takımda 45-60 dakika oynayabilir. Alternatifinin Tolgay olması can sıkıcı. Tolgay hatalı bir transferdir, Fenerbahçe’nin ilk 11 tahtasına yazılacak kadar ekstrem özellikleri yoktur.

Tolgay hakkında düşündüğüm fikirlerimden dolayı bana bana kızanlarınız olacaktır, şimdiden belirteyim: saygı duyuyorum. Max Kruse’nin, lig üstünde bir futbolcu olduğu aşikardı. Kloop’un kendisini transfer etmek için neden aradığı hakkında bir takım düşünceler oluşmuştur zihninizde. Kruse, ligin ilk maçından kalitesini ve liderliğini belli etti. 4-5 hafta sonra takım uyumunun artması ile daha da iyi olacak ancak, şu anda bile iyi performans gösteriyor.

5 anahtar pası var, daha da fazla olabilirdi, çünkü çok denedi. Misal, Ferdi’nin asistinde verdiği pasın aynısını 3-4 kere attı. Arkadaşları biraz bencil davranmasa, güzel oyununu golle de süsleyebilirdi. Hoş bir detaydır ki; Emre’nin oyundan alınmadan 10-15 dakika öncesinden itibaren ona yakın oynamaya başladı, ona yardım etti hatta ondan görevi devir aldı desek hatalı olmaz zira, Emre çıktıktan sonra takımı tek başına yönetmeye başladı. Kruse tekniğini konuştururken yaratıcı katkısını da verdi. Mükemmeller.

Devşirmeler

İlk hafta olduğundan dolayı detayları es geçeceğim. Birçok transferden yoksun kamp dönemini geçirmiş olan Fenerbahçe, lige de eksik kadro ile başladı. Devşirme oyuncularla ilgili konuşalım.

Ligin ilk maçında sol stoperde Jailson, sol bekte ise Nabil Dirar vardı. Dirar’ı zaten biliyorsunuz, sağ bek olarak oynadığı maçlarda kötü bir performans sergilemedi. Aykut Kocaman dönemini de dahil edebiliriz, kötü maçını hatırlamıyorum. Dirar’ın ters ayaklı olmasına rağmen Garry ile uyumu dikket çekti ve etkiledi. Bu uyumun verdiği sonuçtan ötürü de ağırlıklı olarak sol kanadı kullandık. Benim tanıdığım Ersun Yanal, kalan 9 gün içinde Kolarov transferi tamamlanmazsa, o bölgede Dirar’ı oynatacaktır.

Sadece savunma yapacağımız bir oyunu oynamayacağımız için hücum meziyetleri kısıtlı olan Hasan Ali’nin kullanılmayacağını düşünüyorum. Hayırlısı da budur, ben bir taraftar olarak sıkıldım artık Hasan Ali Kaldırım’ı izlemekten. Neyse, Jailson’a geçelim. Geriden oyun kurmamıza yardımcı oldu, iki yönlü oyuncu olduğundan ötürü de rahatlıkla atakları kesti. Ek olarak, 99 pas isabeti sağladı.

Çoğu insan stoper transferine gerek yok, Jailson oynayabilir dese de benim kafamda hala soru işaretleri var. Gazişehir maçında mükemmel oynadı eyvallah, ama hazırlık maçları? Defansif açıdan tatmin edecek maçlarda izlemek lazım onu. Jailson’un stoper oynaması konusunda temkinli kalmayı tercih ediyorum.

Sevindirici Detaylar

1 – Ferdi Kadıoğlu’nun oyunda kaldığı 25 dakika içerisinde gol atması ve maç sonunda Ersun Yanal Hoca ile sarılışı.
2 – Emre ve Kruse’nin sahada liderlik etmeleri.
3 – Vedat Muriqi’nin harika gol vuruşu ile kendini kanıtlaması. (Taraftar nezdinde)
4 – Fenerbahçe’nin ölü toprağı atarak, rakiplerine nazaran lige avantajlı başlaması.

Transfer ihtiyaçları


Sol stoper: Jailson iyi bir performans sergilemiş olabilir ama bunu sezonun geneline yayabilecek mi? Gazişehir’den daha güçlü rakipler karşısında ona güvenebilecek miyiz? İkisi de bir soru işareti. Şampiyonluğa giden takımın oyuncularının minimum soru işareti vermesi gerekir. Bir tane sol stoper takviyesi kesinlikle şart. Sol bekte de görev yapabilirse, amenna.

Sol bek: Dirar iyi oynuyor, sırıtmıyor ama ters ayakla onu zorlayacağı rakip oyuncuları olacaktır. Bu riske girilir mi? Kolarov gelmeyecekse, ben girerim. Durmisi, Laxalt geleceğine, Dirar oynayabilir. Masrafa gerek yok. Stoper, orta saha ve santrafor transferinde kullanabiliriz bu parayı.

Defansif oyun kurucu: İlk yazımda da belirtmiştim, Emre’den bazı şeyleri beklerken adil olmayız demiştim. Zaman zaman Emre ile beraber oynayacak, deplasmanlarda Emre’yi yedek bırakacak bir 6 numara transferi gerekiyor. Bu isim Luiz Gustavo olacaksa, en azından bu sene ve gelecek yıl için stopere çekilmemeli. Ligimiz için üst düzey bir orta saha performansı alabiliriz, fark yaratabilir, bu zeka ve yetenek harcanmamalı. Luiz Gustavo da, Emre ve Kruse gibi bir lider oyuncudur, lider karakterdir, A sınıfı oyuncudur. Umarım transferi netleşir.

Forvet ya da santrafor: Vedat Muriqi’nin yedeği yok. Kimileriniz diyecek ki; ”Kruse var, oraya çekilir” olabilir ama takımın kurgusunu bozmaya ne gerek var? 9 gün içinde, Vedat’tan daha iyisini bulabileceğimizi de hiç zannetmiyorum. Çok büyük sürpriz olmazsa, İngiltere ve İtalya’dan gelecek olan yedek forvet ya da santraforu takımımıza katacağız. Kaliteli oyuncu beklentim yok.

Öte yandan, Miha Zajc ve Diego Reyes’in de takımdan ayrılmasını bekliyorum.

Kulüp efsanelerinden, geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz Can Bartu ile yazımı bitirmek istiyorum. “Fenerbahçeliler sene başında o sene şampiyon olacaklarını hissederler ve olurlar. Şayet hissetmezlerse, mümkün değildir.” Işıklar içinde uyu Can Bartu…

Twitter : @zlatan_ramos

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial